Eğitimin kanayan yarası: Yabancı dil

Pek çok şirketin uluslararası alanda çalışması, dil bilmeyi zorunlu hale getirdi. Üstelik dünyada 3-4 dil bilen bir nesil, iş hayatında yarışıyor Türkler bu konuda, birkaç adım geride. Okullardaki yabancı dil derslerinin süresinin yetersizliği ve eğitimin niteliği, bu konuda en büyük sorun
Anlıyorum ama konuşamıyorum… Yabancı dil bilmiyorum demek yerine pek çok kişi bu kaçış cümlesini kullanıyor. Aslında bu biraz da doğru. Çünkü pek çok kişi söylenenleri anlasa da konuşamıyor. O nedenle okullarda verilen eğitim, sürekli eleştiriliyor. MEB, bu sorunu çözmek için 2015’te ortaokul 5. sınıfın yabancı dil hazırlık olması için çalışmalara başlamıştı. 2017-2018’de, 700 civarında ortaokulda, pilot uygulamaya geçilmişti. Hedef, tüm okullarda olmasıydı. Ancak bu yılın başında uygulamadan vazgeçildi.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da yabancı dil konusunun çok boyutlu bir mesele olduğunu kaydederek, “Öğretmen niteliği, müfredat meselesi, çocukların dile maruz kalma ortamlarının çeşitlendirilmesi gibi birçok bağlamsal faktör var” demişti. Sorunun tek tip yaklaşımla çözülemeyeceğini ifade eden Selçuk, şu açıklamalarda bulunmuştu: “Genel olarak tek tip yaklaşımdan kaçınıyoruz. Kimin neye ihtiyacı var? Bazı gruplar için yabancı dil seçmeli olabilir, neden zorunlu oluyor? Belirli sınıflarda süre çok artacak ama belirli sınıflarda azalacak. Dersleri toplayıp yoğunlaştırılmış bir dönemde verebilir miyiz? Bu konuyla ilgili senaryolarımız var.”

Ders saati yetersiz

Bakan Selçuk’un bu sözleri ezberleri bozmuş ve çok tartışılmıştı. Öğrenci ve velilerden yabancı dil eğitiminin az olması nedeniyle şikâyetler gelmeye devam ediyor. Çocuklarının özelde okuyanlardan birkaç adım geride kaldığını belirten veliler, ders saatlerinin artırılmasını ve derslerin içeriğinin zenginleştirilmesini istiyorlar.

Bugün devlet okullarında 2. sınıftan itibaren yabancı dil dersi veriliyor. İlkokul ve ortaokullarda 5 ve 6. sınıfta 3; 7. ve 8. sınıflarda ise 4’er saat zorunlu yabancı dil dersi var.

Liselerde 9. sınıflarda yabancı dil ders saati 6’dan 4’e düştü. Eğitimcilere göre, iyi derecede sözlü ve yazılı iletişim kurabilmek için yabancı dil eğitimi küçük yaşlardan itibaren verilmeli, 5. sınıf hazırlık sınıfı olmalı ve ders saati artırılmalı.

Seçmeli ya da zorunlu, yabancı dil öğrenmede bir problem olduğu gerçek. Peki, dil öğrenmek neden sorun, bunun çözümü yok mu? Bu soruları Just English Dil Okulları Genel Müdürü Mehmet Kartal’a yönelttik.
Yabancı dil öğretiminde neden başarılı olamıyoruz?

Okullarda dil eğitiminin öneminin vurgulanmaması, sınıfların çok kalabalık olması, belirli bir disiplinin olmaması, kurslarda donanımlı öğretmenlerin olmaması, pedagojik formasyona sahip olmayan, asıl mesleği öğretmenlik olmayan kişilerin eğitim vermeleri gibi sebepleri sıralayabiliriz.

Dilin genç yaşta daha çabuk ve kalıcı öğrenileceğini biliyoruz. Bu felsefeden yola çıkarak kurduğumuz justkids sınıfları ciddi talep görüyor. Biliyorsunuz MEB liselerde İngilizce ders saatini 6 saatten 4’e saate düşürdü. Bu sınıfları lise seviyesinde de açıp öğrencilerin dil eksiğini tamamlamayı hedefliyoruz.

– Dil kurslarının eğitimi yeterli oluyor mu? Kurslara gidenler de bir süre sonra sıkılıyor, bunun nedeni nedir?

Doğru dil kursu seçilirse eğitim konusunda herhangi bir sorun yaşanmayacaktır. Fakat bir de madalyonun diğer yüzü öğrenci; en az kurs seçimi kadar önemli. Öğrenme motivasyonunuzun hiç bozulmaması gerekmekte.
Kendimize olan güveni kaybetmediğiniz sürece eğitimden kopmayız, dil öğrenmek sabır ve özveri gerektiren bir konu. Bir çocuğa öğretir gibi dil eğitimini ele alıp sabır göstermeliyiz. Pratik yapmak açısından, İngilizce materyaller araştırılmalı, alt yazısı İngilizce olan filmler, diziler izleyerek aksan geliştirilmeli.

Kurslarda konuşma kulüplerine katılın, seviyenize göre kitap okuyun, kendi kendinize İngilizce konuşun, öğretmenlere sorun, onlarla her fırsatta konuşmaya çalışın, yanlış yapmaktan korkmayın. Anlamasanız da sabırla dinlemeye devam edin. Artık İngilizce videolara, sesli metinlere, gazetelere, kitaplara ulaşmak çok kolay. Çok klişe olacak ama dil öğrenmek istiyorsanız çalışmanız ve emek vermeniz lazım. Dili hayatınıza katmanız gerekir.

Kursları iyi araştırın

– Yabancı dil öğrenmek için yurt dışına gitmek şart mı?

Öğrendiğiniz dilin ana vatanında bir süre kalmak, yaşayarak öğrenmek büyük avantaj. Dil öğrenme konsantrasyonunuzu artırır hem de mecburiyetlerle öğrenme süreniz kısalır.

Eğer yurt dışına gitme şansınız yoksa seçtiğiniz dil okulu bu eksikliğinizi tamamlar nitelikte olmalı. Piyasada çok fazla merdiven altı diye tabir ettiğimiz, MEB’e bağlı olmayan, denetimlerden uzak kurumlar mevcut; bu kurumlarda bırakın pratik yapmayı herhangi bir dilbilgisini bile öğrenmeniz mümkün değil.

Bununla birlikte işini iyi yapan, öğrencilerine kampüs ortamı oluşturan kolej havası olan, derslerin dışında sadece konuşarak dil gelişimine katkı sağlayan dil okulları da mevcut.





Online Özel Ders Seçeneği

İşlenen konulara yönelik dilbilgisi, dinleme, okuma, yazma ve konuşma pratikleri, her seviyeye uygun interaktif (etkileşimli) videolar ve ortak canlı derslere ücretsiz katılım imkânı ile eğlenerek öğrenme şeklinde online İngilizce eğitimi almış olursun.
Online özel ders için bir bilgisayar veya mobil uygulama üzerinden bir tablet veya telefon senin için yeterli olacaktır. Dinleme kalitesi ve ders verimliliği bakımından bir kulaklık da senin işini kolaylaştıracaktır.

Hemen ön Bilgi Alın !

Copyright © 2020 Göz Medya | Bu Sitede Bulunan Yazı, Görsel ve Video Gibi Hiçbir İçerik İzinsiz Olarak Kesinlikle Kullanılamaz.

Hemen Ara!